HABER PORTALI
Haber, eğlence, video portalınız.
Düzgün Market

Erzurum Sevdalısı Çocukların Ablası Aysun Gemalmaz…

Aysun Gemalmaz:''O her köyüme tebessüm diyerek,Bismillah deyip tüm imkanlarını memleket çocukları için seferber ediyor,Zaman zaman yalnız kalsa da bıkmadan usanmadan minik gönülleri ısıtmaya devam ediyor.

800’e yakın büyük tablo, 600’e yakın da küçük tablo yaparak satıp yaklaşık 600 bin TL gelir elde eden Erzurumlu filografi sanatçısı Aysun Gemalmaz, İstanbul’dan gelip Erzurumlu fakir çocukların “Yardım Meleği” oldu. Gemalmaz, 79’uncu köy okuluna da önceki gün yardım götürüp, maddi durumu iyi olmayan Aşkaleli öğrencilerin yüzünü güldürdü.  Çiviler ve tellerle örgü tekniklerini kullanarak yaptığı tabloları satan Erzurumlu Filografi sanatçısı Aysun Gemalmaz, 5 yılda 79 köy okulunun kaderini değiştirdi.

İstanbul’da yaşayan Erzurumlu Filografi sanatçısı Aysun Gemalmaz, yapıp sattığı tablolardan elde ettiği gelirle, Erzurum’da 3,5 yılda 70 köy okulunun kaderini değiştirdi. 4 çocuk annesi Aysun Gemalmaz, 23 Nisan 2013 günü, haberlerde izlediği lastik ayakkabılı öğrencilerin görüntüsünden çok etkilendi. O dönem umreye gitmeye hazırlanan Gemalmaz, oraya harcayacağı parayla Erzurum’daki köy okullarına yardım etme kararı aldı. Yetkililerle temasa geçip Ilıca ilçesinin Çiğdemli köyü ilkokulunun yardıma ihtiyacı olduğunu öğrenince, öğrencilere kırtasiye ile giyecek yardımı götürdü ayrıca okulun bakım ve onarımını yaptırdı. Sanatçı Gemalmaz, bu ziyaret sırasında yaşadıklarından çok etkilendi. Bir defaya mahsus yapmayı düşündüğü yardım, öğrencilerin yüzündeki sevinci gördükten sonra dev bir kampanyaya dönüştü. Gemalmaz, çocukların gülüşlerinden yola çıkarak, “Her köye bir tebessüm” kampanyası başlattı. Maddi durumu iyi olan Gemalmaz, kendi deyimiyle ‘Bu saatten sonra bana para ne lazım olacak’ diyerek yaptığı tablolardan kazandığı parayı, köylere ve köy okullarına harcamaya karar verdi. Filografi sanatçısı 53 yaşındaki Aysun Gemalmaz, ‘Her köye bir tebessüm’ sloganıyla, yardım seferberliğinin ilkini Erzurum’un Aziziye İlçesine bağlı Çiğdemli Köyünde başlattı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Aziziye İlçesine bağlı Çiğdemli köyü ilkokulu ile lojmanların boyanmasını sağladı. Okulun eksiklerini gideren Gemalmaz, eğitim- öğretim gören 59 öğrenciye içinde Türk bayrağı, spor ayakkabı, çorap, çamaşır, oyuncak ve çikolatadan oluşan hediye paketi verdi. Sanatçı Gemalmaz tablo yaptıkça bu kampanya sürdü.

YUFKA YÜREKLİ VE DUYGUSAL

Aysun Gemalmaz :”Memleket denildiği zaman burnumun kemikleri sızlıyor,Ata dede yurdum memleketim hasretim özlemim gurbetim. Her ne kadar İstanbul da yaşasam da aklım hep Erzurum’da ve üşüyen çocuklarda dedi.

5 YILDA 79 KÖY OKULUNA YARDIM YAĞDIRDI

Aysun Gemalmaz’ın ellerinde yoğrulan ve değeri 300 ile 15.000 TL arasında değişen birbirinden eşsiz Filografi eserleri, açılan sergilerde satılıp elde edilen geliri Erzurum’daki köy okullarına harcandı. Kampanyanın üzerinden 5 yıl geçti. Aysun Gemalmaz, şu ana kadar 79 köy okulunu baştan aşağı yeniledi, fakir öğrencileri giydirerek yüzlerini güldürdü. Köylü çocukların yardım meleği olan Aysun Gemalmaz, ‘Her köyüme tebessüm’ kampanyası kapsamında önceki gün 78 ve 79. Köy okullarına yardım yaptı. Aşkale belediyesi, belirlenen iki köye gitmesi için araç temin etti. Aysun Gemalmaz, Aşkale belediye başkanı Ahmet Yaptırmış’a ve zabıta müdürlüğü başta olmak üzere tüm belediye personeline teşekkür ederek yarıdmları köy çocuklarına ulaştırdı. Çocukların yüzünü güldürmenin mutluluğunu yaşayan Aysun Gemalmaz, yeni okullar belirlemek ve yeni yardım malzemeleri toplamak için tekrar İstanbul’un yolunu tuttu.

NELER YAPILDI?

Aysun Gemalmaz, ihtiyaçlı okulları tespit etti, İstanbul’da yollara düşüp kendi aracı ile Erzurum’a gelerek köyleri dolaştı. Yardım malzemeleri için kimi zaman araç kiraladı, kimi zaman hayırsever firmalardan otobüs ya da kamyonla nakliye yardımı aldı. Tablolardan elde edilen yaklaşık 600 bin TL gelirle 5 yıl içinde 79 köy okulunda okuyan öğrenciler ile köylülerin kaderi değişti. Okullarda boya-badana yapıldı, ihtiyaç olan okullarda sınıfların sıraları yenilendi. Pencereler, merdivenler yapıldı, öğretmen lojmanları bakım ve onarımdan geçirildi. Sınıflara yazı tahtası alındı, ana sınıfı olmayan okullarda sınıflar oluşturuldu. 79 köy okulunun ana sınıflarına oyuncaklar, minderler alındı, oyun bahçesi ve top havuzları yapıldı. Köy okullarına kütüphaneler kuruldu, toplanan kitaplar kargo ile köylere gönderilip kütüphanelere konuldu. 79 köy içinde bulunan 30’dan fazla köy okuluna ise bilgisayar alındı.  Gittiği köylerde köylülerin ihtiyaçlarını da tespit edip giyecek ve gıda yardımı yapan Sanatçı Aysun Gemalmaz, maddi durumu iyi olmayan evlenme çağındaki kızlar içinse çeyiz ve gelinlik yardımı yaptı. 13 köy tespit edip 13 köye birer adet gelinlik alarak muhtarlıklara teslim etti.

Gelinlik kiralama gücü olmayan evlenme çağındaki kızlar, düğünleri olduğunda muhtarlıktan gelinliği alıp düğünlerinde giyip düğün sonrası muhtara teslim ediyorlar. Gelinlikler, dönüşümlü olarak kullanılıyor. Köylülerin yardım meleği olarak gördüğü Aysun Gemalmaz, farklı köylerden durumu iyi olmayan 8 kıza ise, nişan elbisesi alarak hediye etti. Gemalmaz’a yardımları nedeniyle Milli Eğitim yetkilileri tarafından birkaç kez ‘ teşekkür plaketi’ verildi. Unutulmaya yüz tutan filografi sanatıyla 11 yıldır uğraşan Gemalmaz, “Eserlerimi yapıp satabildiğim sürece bu yardımlarımı devam ettirmek istiyorum” dedi.

‘‘HAYALLERİNE YARDIMCI OLMAK İÇİN YOLA ÇIKTIK’’

Hedefinin eskiyen tüm köy okullarına yardım götürmek olduğunu belirten Aysun Gemalmaz, doğup büyüdüğü Erzurum’dan 1979 yılında ayrıldığını ancak memleketi ile bağını hiçbir zaman koparmadığını söyledi. Gemalmaz, “Geleceğimizin teminatı olarak gördüğüm çocuklarımızın gülen yüzleri olmaya devam edeceğim. Amacım oyuncaksız, ayakkabısız, deftersiz, kalemsiz ve montu olmayan çocuk olmasın. Tebessümleri eksik olmasın. Onlar ‘okumak istiyoruz’ dediler. Onlar hayaller kurdu. Biz hayallerine yardımcı olmak için yola çıktık” dedi.

Aysun Gemalmaz, 9 yıldır filografi ile uğraşıyor. Gemalmaz, “Filografi sanatı şuan ülkemizde tanınan bir sanat dalı değil. Çünkü aşırı sabır gerektiren bir sanat dalı olduğu için herkes filografiye dayanamıyor. Çünkü bir tablo üzerinde 5-6 bin tane çivi bulunuyor. Çivi kullanarak oluşturulan bu sanat dalında sabır en büyük etkendir. 11 senedir bu sanatı icra ediyorum” dedi.

FİLOGRAFİ, TELLE ÇİVİNİN AŞKI DEMEK…

Filografi, ahşap bir zemin üzerine çakılmış çiviler arasından teller geçirilerek belli örgü teknikleri kullanılarak çeşitli desenler meydan getirme sanatı. Türkiye’de pek tanınmayan bu sanat, zorluğu, sabır gerektirmesi nedeniyle az uygulandığı için dünyada da unutulmak üzere. Seçilen renklerin hem birbirine uyumlu olması hem de motifi ortaya çıkaracak şekilde olması gerekiyor. Bütün iş sanatçının yaratıcı yeteneğine ve ustalığına kalıyor. Filografi sanatçısı, önce kafasında bazı motifler tasarlıyor. Daha sonra bu motifleri oluşturmak için tahta panolar üzerine bildiğimiz çivilerini belli bir düzene göre çakıyor. Bu çiviler boyanıp verniklendikten sonra, çivilerin arasından çeşitli renklerde iplikler sıkıca geçirilerek önceden tasarlanmış motifler ortaya çıkarılıyor. Ancak bu iplik geçirme de bir ustalık gerektiriyor. Gerek tahta panonun ve gerekse kullanılacak ipliklerin rengi önceden sanatçı tarafından tasarlanıyor. Seçilen renklerin hem birbirine uyumlu olması hem de motifi ortaya çıkaracak şekilde olması gerekiyor. Yani ne renkler birbiri arasında boğulacak ne de çok fazla zıt renkler kullanılarak insan gözü rahatsız edilecek. Burada bütün iş sanatçının yaratıcı yeteneğine ve ustalığına kalıyor.

Kaynak: Radar Haber

Yorum bırakın